
Tekstil işleme süreçlerinde mikrop öldürücü UV lambalarının doğru şekilde kullanılması
Biliyorsunuz, çoğu insan UV lambalarının sadece hastanelerde havayı temizlemek için kullanıldığını düşünür. Ancak yüksek kaliteli tekstil baskısı alanında bu lambalar adeta bir “gizli silah”tır. Baskıların kalitesini korumak ve kumaşın kalitesini bozabilecek mikropları öldürmek için bunları kullanıyoruz.
Eğer bu lambaları toplu olarak satın alacaksanız, rastgele bir parti seçemezsiniz. Lambaların hepsinin aynı özelliklere sahip olması gerekir. Eğer lambalardan biri diğerlerinden daha zayıfsa, kumaşta istenmeyen desenler oluşur ve bu da tüm üretimi mahveder.
Dalga boyunun önemi
Bu lambalar UVC spektrumunda bulunur ve genellikle 253,7 nm’de en yüksek güce ulaşır. Bu değer, mikropların DNA’sını parçalamak için gereklidir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Yeterli UV gücü elde etmek istiyorsunuz, ancak bu güç o kadar yüksek olmamalı ki boya renkleri solmasın. Eğer güçte %5’lik bir değişiklik bile olursa, canlı renkler solabilir. Bu oldukça hassas bir denge gerektirir.
Donanımın kullanımı
Bu lambaların çoğu G13 bi-pin tabanına sahiptir; bu da onları yoğun üretim hatlarında hızla değiştirmeyi mümkün kılar. UV ışığının lambadan dışarı çıkabilmesi için yüksek saflıkta kuvars cam kullanılır. Bu, ihtiyaç duyulan gücü elde etmenin tek yoludur. Ancak kuvars camı oldukça kırılgandır; dikkatli olmalısınız. Eğer camın üzerine baskı uygularsanız veya montaj sırasında zorlarsanız, cam kırılabilir.
Dikkat edilmesi gereken hususlar
Bir sürü bu tür lambanın kullanılması çok fazla ısı üretir. UV ışığı temizlik işlevini yerine getirirken, kızılötesi ışınlar farklı bir sorundur. Eğer konveyör bandı çok yavaş hareket ederse, bu ısı ince sentetik kumaşların şeklini bozabilir.
Kumaşın lambaların altında ne kadar süre kalacağı ile konveyör bandının hızı arasında doğru bir denge bulmak gerekiyor. Ayrıca, işleri hızlandırmak için yüksek güçlü lambalar kullanacaksanız, egzoz sisteminizin buna uyum sağlayabildiğinden emin olun. Isı ve ozon birikimi nedeniyle bol miktarda hava akışına ihtiyaç vardır. Eğer havalandırmayı yetersiz bırakırsanız, lambalar çok hızlı yanar ve iş yeriniz nefes alması oldukça zor bir yer haline gelir.