
UV sistemlerinde dalga boyunun neden önemli olduğu
UV lambalarının gerçekliği şudur: Eğer dalga boyunuz sadece birkaç nanometre kadar yanlış olursa, sorunlar başlar. Kurutma hızınız düşer veya sterilizasyon işlemi hiç gerçekleşmez.
Piyasadan satın alabileceğiniz çoğu lamba, geniş ve dağınık bir spektrum yayınlar. Biz ise farklı bir yöntem kullanıyoruz. Laboratuvarda zaman harcayarak gaz karışımlarını ve kuvars malzemelerini ayarlayarak tam olarak istenen dalga boyunu elde ediyoruz. İşte bu, polimerlerdeki moleküler bağları kırmak veya patojenlerin DNA’sını yok etmek için gereken ideal dalga boyudur.
Teknik zorluklar
254 nm ile 365 nm arasında büyük bir fark vardır. Birisi virüsleri öldürürken, diğeri reçineleri kurutur. Bunları birbirinin yerine kullanamazsınız.
Yüksek saflıkta sentetik kuvars kullanıyoruz; çünkü standart borosilikat camları aslında bir engeldir – UV-C ışığı bunların içinden geçemez. Ayrıca ısı sorunu da vardır. Daha fazla güç uygulandığında lamba çok ısınır. Elektrotların zarar görmemesi için tüplerimizi bu ısıyı kaldırabilecek şekilde tasarlıyoruz. Ancak sizin de üzerinize düşen görevler var. Eğer soğutma fanlarınız veya su soğutucularınız ısıyı kaldıramazsa, lambalarız beklenenden daha hızlı bozulur.
İş akışınıza entegrasyon
Bunları kolayca değiştirilebilir şekilde üretiyoruz. İster konveyör hattı ister tıbbi odalar olsun, konektörlerin yerinde kalması gerekiyor. Lamba ile soket arasındaki uyumu sağlamak çok önemlidir. Neden mi? Çünkü kimse odanın içine ozon sızmasını veya gereksiz yerlerde elektrik arkının oluşmasını istemez.
En iyi yanı ise lambalarımızın dalga boyunun değişmemesidir. Ucuz lambalar zamanla dalga boyunu değiştirir. Bu durum, kaliteyi korumak için her birkaç haftada bir hat hızını ayarlamanız gerektiği anlamına gelir. Bizim lambalarımızda ise dalga boyu sabit kalır. Sadece lambayı değiştirip iş akışınızı sürdürmeniz yeterlidir. Çok basit.